
İstanbul’da 26 Ocak’ta “PKK’nin finansal desteğini kesmek” iddiası ile yapılan ve Kürt işadamlarına yönelim kararının alındığı toplantıya BDP’li vekiller tepki gösterdi.
ANKARA - BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, 90′lı yıllarda Tansu Çiller’in yaptığını 2012′de Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmaya çalıştığını belirtirken, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise, yapılan toplantının Kürt işadamlarını sindirmeye yönelik olduğunu kaydetti.
İstanbul’da 26 Ocak’ta PKK’ye finansal desteği kesme iddiasıyla gerçekleştirilen “gizli” zirveye ve zirvede alınan kararlara BDP’li vekillerden tepki geldi. Konuyu ajansımıza değerlendiren BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, 1990′lı yıllarda aynı önlemleri Tansu Çiller’in almaya çalıştığını ifade ederek, önce işadamlarının engellenmeye çalışıldığını ardından da ölüm listeleri oluşturulduğunu hatırlattı. Tansu Çiller’in “PKK’ye yardım edenlerin listesi cebimdedir” açıklamasının ardından Kürt işadamlarının tek tek o dönem öldürüldüğünü hatırlatan Kaplan, “Aradan yıllar geçti ancak o politikaların işe yaramadığı ortaya çıktı. Şimdi aynısını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eliyle AKP hükümeti yapıyor. Finans kaynaklarını kurutacakları iddiası ile Kürt işadamlarına, müteahhitlerine göz dağı vermeye başladılar. Bunun kanunu çıkmadı ancak o çıktığı zaman bu daha ileri boyutlarda uygulanacak” dedi.

‘Bu çıkmaz sokaktır’
AKP hükümetinin 90′lı yıllarda uygulanan politikalara bir bir döndüğünün altını çizen Kaplan, “Bu bir çıkmaz sokaktır. Kendi etraflarına baksınlar. Kendi etraflarındaki işadamlarının kimlere yardım ettiğini görürler” dedi. AKP hükümetinin bir yandan Hamas liderlerini Ankara’ya getirme çabasına girdiğini bir yandan da özel ödeneklerden Hamas’a para aktardığını söyleyen Kaplan, “Bunları yaparken bir şeyi düşünmeyeceksin, sonra da Kürt işadamlarına pervasızca saldıracaksın. Bu yanlış iktidarın çıkmaza girdiğini gösterir. Bu BDP’ye yönelik saldırının bir başka koludur” ifadesini kullandı.

‘Ekonomik önlemleri bir kenara bırakın sorunu çözün’
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ise, hükümetin attığı bu adımların AKP’nin Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözüme niyeti olmadığını ortaya koyduğunu belirterek, “AKP hükümetinde rutin askeri, siyasi, mali kuşatma ile bu sorunun üstünden geleceği algısı var. 30 yılı aşkın süredir devam eden bu çatışmalı süreç bu algılarla oluşmaz. Bu yapılan kimlikleri, kültürleri, inançları ve halklfur özügürleştiren günümüz dünyasına rağmen katı merkeziyetçi inkarcı uniter devlet algısıdır” dedi. Çelik, bu ve benzeri uygulamaların 1980, 1990 ve 2000′li yıllarda sıkça uygulandığını hatırlatarak, “Ülke bütçesinin büyük kısmı bu yöntemlere harcandı. Yüksek silahlanma ve teknoloji sağlandı. Ancak bunu götürebilmenin mümkün olmadığı ortaya çıktı. Söz konusu olan bir ‘terörist’ hareket değil. Söz konusu olan tarihsel, kültürel ve sosyal bir sorundur” şeklinde konuştu. Çelik, ekonomik bir takım önlemler ile Kürt sorununda çözüme ulaşmanın bir yanılgı olduğunun altını çizerek, ekonomik önlemlerden vazgeçilmesi gerektiğini bir yüzleşme ile sorunun çözümü yönünde adım atılması gerektiğini kaydetti.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise, yapılan çalışmanın Kürt işadamlarını sindirme ve Kürt siyasal hareketi ile aralarına mesafe koyma operasyonu olduğuna dikkat çekerek, “Bunun çözüme katkısı yoktur. Bunlara kafa yoracağınıza sorunun çözümüyle ilgilinin daha kestirme bir yol olur” dedi. DİHA